Genel Müdürümüzün Mesajı

Ülkemiz döviz ihtiyacının uzun vadede sağlıklı bir şekilde karşılanmasının yolu ihracatı artırmaktan geçmektedir. Dikkatle izlenmesi gereken bir husus önümüzdeki dönemde gündemde önemli bir yer tutacak olan ticaret savaşlarıdır. Dolayısıyla, ticaret savaşlarının yaşanmakta olduğu bu süreçte ihracat sektörünün rekabet gücü kazanması daha da önem kazanmaktadır.

2018 yılında ihracat 168 milyar dolar olarak gerçekleşmiş ve Türkiye ihracatı 2019 yılına da güzel bir başlangıç yaparak, Ocak 2019 itibariyle son 12 aylık dönemde 168,8 milyar ABD Doları geçmiş bulunmaktadır. İhracatın geçtiğimiz yıl olduğu gibi, 2019 yılında da ekonomik büyümeye ciddi bir katkı sunması beklenmektedir.

2018 yılı Türk Eximbank için de ihracatçılarımızın farklı finansman ihtiyaçlarına yeni çözümler ürettiği bir yıl oldu. 2019 yılında da Türk Eximbank ihracatı destekleme konusunda önemli bir misyon üstlenecektir.

2018 Yılı 3 Boyutlu Çalışma Modelinin Tam Anlamıyla Uygulandığı Yıl…

Türk Eximbank, prensip olarak 3 boyutlu bir çalışma modeli anlayışıyla çalışmaktadır. Birinci boyutta reel sektör ve finansal kuruluşlar ile yakın işbirliği kurulmaktadır. Böylece, ihracatçılarımızla iç içe çalışarak onların ihtiyaçlarını daha iyi belirleyerek uygun ürünleri oluşturma ve mevcut ürünleri revize etme imkanı sağlanmaktadır. Finansal kuruluşlarla işbirliği ise ihracatçılarımıza sunulan finansman imkanlarının artırılmasına imkan tanımaktadır.

İkinci boyut, Banka’da ihracatçılarımızın ihtiyaçlarına cevap verecek yapısal dönüşümü gerçekleştirmemize imkan tanımaktadır. 2017 yılında başlattığımız yapısal dönüşüm ile ihracatçılarımız ile doğrudan çalışabilecek bir yapı oluşturmuştuk. Bu kapsamda, hem hizmet ağımızı genişletmeye hem de iç sistemlerimizi geliştirerek ihracatçılarımızla doğrudan ve daha etkin bir şekilde çalışacak bir yapıya imkan tanımış olduk.

Üçüncüsü ise uluslararası boyutu temsil etmektedir. Bu boyut diğer ülkelerin finans kuruluşları ve uluslarüstü organizasyonlar ile yürütülen ilişkileri, ihracat yaptığımız ülkelerdeki alıcılara sunduğumuz kredileri ve uluslararası piyasalardan sağladığımız finansman imkanlarını içermektedir.

Bu 3 boyutlu çalışma modeli yaklaşımımız sayesinde, Banka ihracatçılarımızın finansman olanaklarını çeşitlendirecek yenilikler getirme yönünde adım atmış ve ihracatçılarımıza  uygun maliyet ve koşullarda kredi, sigorta ve garanti ürünleri sunulabilmesi yönünde önemli adımlar atmıştır. 

Sunduğumuz hizmetleri doğrudan ihracatçılarımıza ulaştırmak amacıyla geçmiş dönemde açtığımız irtibat bürolarımızı şubeleştirdik. Bu kapsamda, 2018 yılında 2017 yılında açtığımız Denizli, Bursa, Adana, Antalya, Konya, Kayseri, Gebze ve İstanbul Avrupa Yakası şubelerine ek olarak İstanbul Merkez şube açılarak ihracatçılarımıza hizmet verilmeye başlanmıştır. Böylece 2018 yılı sonunda Bankamızın şube sayısı 12 iken; 2019 yılı Şubat ayında açılan irtibat ofisinde şubeye dönüştürülen Çorlu ve Manisa’ya ek olarak İstanbul (Odakule) şubelerinin açılmasıyla birlikte toplam şube sayısı 15’e yükselmiştir. 2019 yılı içinde bunlara ek olarak 5 yeni şube daha açmayı öngörmekteyiz.

Ayrıca, ihracatta ön sıralarda yer alan illerimizde ve ihracat potansiyeli olan Organize Sanayi Bölgelerinde ihracatçılarımızla yakın temasta bulunabilmek amacıyla 2018 yılında Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi, Hatay Doğu Akdeniz İhracatçı Birlikleri, Ege İhracatçı Birlikleri, Çorlu Organize Sanayi Bölgesi, Erzurum Doğu Anadolu İhracatçı Birlikleri bünyesinde, ayrıca Sakarya, Aydın ve Mersin’de;  2019 yılı Ocak ayında ise İskenderun’da irtibat ofisleri açılmıştır. Şubat 2019 itibariyle Banka’nın irtibat ofisi sayısı 14’tür. İrtibat ofislerimiz ile hem Banka’nın hizmetlerine erişimin kolaylaştırılmasını hem de ihracata yönelmenin avantajları konusunda farkındalığın artırılmasını amaçlıyoruz. Bu nedenle önümüzdeki dönemde, bunlara ek olarak büyük organize sanayi bölgelerinde ve Bankamızın henüz faaliyet göstermediği ihracat potansiyeli yüksek olan diğer bölgelerimizde kademeli olarak 5 yeni irtibat bürosunu daha hizmete sunmayı planlıyoruz.

İhracatçılarımıza 2018 yılında 44,2 milyar ABD Doları finansman desteği…

Yukarıda saydığım dönüşümün bir sonucu olarak 2018 yılı Türk Eximbank için sunduğumuz desteklerin hem nicelik hem de nitelik olarak arttığı bir yıl oldu. Bu çerçevede, nakdi kredi kullandırımımızı bir önceki yıla göre %13 oranında artırarak 27,3 milyar ABD Dolarına yükselttik. Aynı dönemde, ihracat kredi sigortası/garanti desteğimizi ise %11 oranında artırarak 16,9 milyar ABD Dolarına ulaştırdık. Bunun sonucunda toplam finansman desteğimizi ise bir önceki yıla göre dolar bazında %12,5 oranında artırarak ihracatçılarımıza 44,2 milyar ABD Doları tutarında destek sunmuş olduk. Böylece ülkemiz ihracatını destekleme oranımızı %25’ten %26’ya çıkarttık. 2018 yılında her 100 dolarlık ihracatın 26 dolarında Türk Eximbank’ın katkısı bulunduğunu söylemek mümkündür.

2018 yıl sonunda ihracatçı sayımızda %16’lık artış ile 11.072’e ulaşırken, bu firmalar içindeki KOBİ payı ise %70,7 olmuştur.

Türk Eximbank’ın fon kaynakları artmakta…

Türk Eximbank olarak 2017 yılında kayıtlı sermaye sistemine geçerek, sermaye tavanını 3,7 milyar TL’den 10 milyar TL’ye yükseltmiştik. Bu çerçevede ödenmiş sermayemiz 2018 yılında 4,8 milyar TL’den 6,35 milyar TL’ye yükseltilmiş olup, söz konusu artışın 1 milyar TL’si Hazine tarafından nakdi aktarım yapılarak, kalan kısmı ise Banka’nın 2017 yılı karının bünyede tutulması yoluyla gerçekleşti. Ayrıca, yine bu yıl içinde temin edilen 2,9 milyar TL tutarındaki katkı sermaye ile firmalarımıza uygun koşullarda ve Türk Lirası cinsinden sunulan kaynak penceremizi genişletme imkanına kavuştuk.

Döviz kaynaklarımızı artırmak için de hem uluslararası, hem de ulusal para ve sermaye piyasalarından sürekli olarak uygun maliyetlerle fon temini çalışmalarına devam ettik. Türk Eximbank 2018 yılında, Banka’ya duyulan güvenin göstergesi olarak geniş bir coğrafyadan, uluslar üstü kuruluşlardan ve dünyanın önde gelen bankalarından sendikasyon kredisi ve ikili ticari krediler yoluyla toplam 3,7 milyar ABD Doları kaynak sağlamıştır. Böylece Banka’nın Merkez Bankası kaynağı hariç fon stoku 9,5 milyar ABD doları olmuştur.  Diğer döviz kaynağımız olan TCMB kaynağı ile birlikte toplam döviz kaynaklarımız 23,8 milyar ABD dolarına, toplam fon stokumuz ise 24,3 milyar ABD dolarına yükselmiştir.

Kredi hacminde Türkiye’nin en büyük 8. Bankası

Bu gelişmelerin katkısı ile artan kredilerimiz sayesinde Bankamızın aktif büyüklüğü 31 Aralık 2018 tarihi itibariyle yılbaşından bugüne %63,3 oranında artarak 139,4 milyar TL’ye yükselmiştir. Türk Eximbank kredi hacmi sıralamasında geçen yıla göre bir basamak atlamış ve Türkiye’nin en büyük 8. Bankası olmuştur.

Reeskont kredilerimiz 2018 yılında da ihracatçılarımız için önemli bir finansman kaynağı oldu…

TCMB tarafından tahsis edilen limit çerçevesinde kullandırdığımız Reeskont Kredisi hem Bankamızın hem de piyasanın en uygun maliyetli kredisi olması nedeniyle yoğun bir ilgi görmektedir.

Ayrıca Reeskont Kredileri kapsamında katma değeri yüksek ihracatı ve Pazar çeşitlendirmesini teşvik etmek amacıyla yüksek teknolojili sanayi ürünleri ihracatı, yeni pazarlara yapılan ihracat ve döviz kazandırıcı hizmetlerinde daha uygun vade ve maliyet ile finansman sağlama imkanı bulunmaktadır. 

“Sevk Sonrası Reeskont Kredisi” ile ihracatçılarımızın Bankamızın alacak sigortası programı kapsamında gerçekleştirdikleri sevkiyatları karşılığında oluşan alacakları teminat olarak kabul edilerek kredilendirilmektedir. Böylece ihracatçılarımız, alacağı dışında ek bir teminata gerek duymadan kredi kullanabilmektedirler.

Bunlara ek olarak, 2018 yılının son gününde Türkiye’de kurulu serbest bölgelerden üçüncü ülkelere yapılan satışların Bankamız tarafından finansmanını düzenleyen Tebliğ’de gerçekleştirilen değişiklik neticesinde bu bölgelerimizden yapılan hizmet satışları Reeskont Kredisi kapsamına dahil edilmiş olup, mal satışları da Bankamız Sevk Sonrası Reeskont Kredisi ve İhracat Alacakları İskonto Programı kapsamına alınmıştır. Böylelikle bu bölgelerimizde faaliyet gösteren firmalarımıza sunulan toplam destek hacminde ve yararlanan firma sayısında da önemli artışlar bekliyoruz.

Bu gelişmeler ile reeskont kredisi programlarımız ile kullandırdığımız destek tutarı 2018 yılında toplam kredilerimiz içinde %79 oranında bir paya sahip olarak 21,7 milyar ABD Doları düzeyinde gerçekleşmiştir.  

Orta-uzun vadeli kredi imkanlarını artırarak daha ülkemiz yatırım desenini daha ihracat odaklı bir yapıya çevirmeyi hedeliyoruz…

İhracatı destekleme misyonumuz çerçevesinde sadece kısa vadeli kredi desteği değil orta-uzun vadeli kredi desteklerimizi de artırmayı amaçlıyoruz. Bu bağlamda, orta-uzun vadeli kredilerimiz ile ihracata yönelik yatırım yapan ihracatçılarımızın makine, teçhizat ve ekipman harcamaları uygun koşullarda finanse edilmektedir. Ayrıca ihraç mallarımızın katma değerini artırmak için yurt dışından marka satın alımlarını özel bir program ile destekliyoruz. Orta‑uzun vadeli kredilerimizin ağırlığının artması ile ihracatımızın yüksek teknolojili ürünlere dönüşümüne de önemli bir katkı sağlayacağımıza inanıyoruz.

Diğer yandan, mevcut orta-uzun vadeli imkanlarımıza ek olarak yurt dışından gerek tahvil ihraçları yoluyla, gerekse uluslarüstü finansal kuruluşlardan ve bu kuruluşların garantisi ile bankalardan uygun maliyetli ve orta-uzun vadeli döviz kaynak temin ederek, bu kaynağı ihracatçılarımızın hizmetine sunmaktayız. Mayıs 2018’de gerçekleştirilen 500 milyon dolarlık eurotahvil ihracı sonrasında ihracatçılarımızın orta-uzun vadeli kaynak ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla 5 yıl vadeli euro cinsinden bir kredi penceresi açılarak, kredi kullandırılmıştır. Ayrıca, Temmuz 2018’den beri kullandırdığımız, Dünya Bankası kuruluşu olan Multilateral Investment Guarantee Agency (MIGA) garantisi altında uluslararası bankalar konsorsiyumundan da 10 yıl vadeli toplam 550 milyon ABD doları tutarında fon sağlanmıştır.

Alıcı kredilerimizi çeşitlendirerek büyütüyoruz…

Alıcı kredileri alanında ise ihracatçılarımızın ellerini rahatlamak için alıcılarının finansmana erişimlerini arttırmak çabasındayız. Bu sayede, ihracat sürecindeki eksik ama bazı durumlarda en önemli olan parçanın tamamlanmasını hedefliyoruz.  İhracatçılarımızın ve yurt dışında proje üstlenen müteahhit firmalarımızın kamu veya özel sektör alıcılarının alım gücünü destekleyerek kendi ülkelerindeki finansman koşullarına olan bağımlılıkları azaltmayı ve böylelikle firmalarımızın mal ve hizmet satışlarının kolaylaştırılması ve istikrara kavuşturulması amaçlanmaktadır.

Alıcılara sunduğumuz finansman imkanları taahhüt ve proje gibi büyük ölçekli işlerin yanı sıra  ihracatçılarımızın yurt dışına gerçekleştirdiği makine-teçhizat ve sermaye malı satışlarını da içermektedir.  Gelişmiş ülkelerin ihracat kredi kuruluşları tarafından ağırlıkla başvurulan bu finansman modeli ile yurtdışında ihracatçılarımızın rakiplerine karşı bir avantaj elde edebilmesine katkı sunulmaktadır.

2018 yılı sonu itibarıyla uluslararası krediler kapsamında toplam 310,6 milyon ABD Doları kredi kullandırdık. 26 ülkede gerçekleştirilecek 5,4 milyar ABD Doları tutarında mal ve hizmet ihracatı potansiyeli bulunan proje/ihracat işlemi için 60 adet niyet mektubu düzenlenmiştir.

Alıcı kredilerimizi çeşitlendirmek için üzerinde çalıştığımız projelerimiz meyvelerini vermeye başlamış olup, geliştirdiğimiz yeni ürünleri önümüzdeki dönemde uygulamaya alacağız.  Bu kapsamda 2019 yılı içinde proje ve ticaretin finansmanı için kullanılacak gayri nakdi desteklerin çeşitlendirilmesi ve artırılması amacıyla alıcı kredilerinin, yurt dışında yerleşik kamu veya özel kredi borçlusu tarafından ödenmemesi riskinin üstlenilmesine; ihracat akreditiflerinde, yurt dışında yerleşik amir bankanın ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesi riskinin üstlenilmesine yönelik yeni programların uygulamaya konulması hedeflenmektedir.

İhracat kredi sigortası ile ihracatçılarımızın mevcut pazarlardaki risklerini paylaşıyor, yeni pazarlara açılmalarını teşvik ediyoruz…

Firmalarımızın hiç bilmedikleri ülkelerde, hiç tanımadıkları firmalar ile ticaret yaparken karşılaştıkları belirsizliklerin yarattığı riskleri üstlenerek ihracatçıların alacaklarını sigorta etmekteyiz. Bu anlamda, ihracatçılarımızın yeni pazarlara, yeni firmalara daha rahat, daha güvenli bir şekilde mal satabilmelerini sağlamak için alacak sigortası hizmeti vermekteyiz. Bu hizmet ile ihracatçının alacağı, yurt dışındaki alıcının ya da o alıcının bulunduğu ülkenin karşılaşacağı ticari ve politik risklere karşı güvence altına alınmaktadır. Bir başka ifadeyle 238 ülkede alıcının güvenilirliğini ihracatçı değil Eximbank ölçmekte, riskini de önemli ölçüde (%90) Türk Eximbank üstlenmektedir. Riski biz üstlenirken, ihracatçılarımıza güvenli bir ortam sunmaktayız.

Öte yandan, yurt içi sigorta programımız ile, ihracatçılarımızın yurt içi vadeli alacaklarının sigorta kapsamına almaktayız. Bu program ile ihracatçılarımızın yurt içi alacakları sigortalanarak söz konusu alacakları tahsil edememeleri gibi durumlarda finansal yapılarının bozulmaması amaçlanmaktadır.

Bu çerçevede ihracat kredi sigortası desteğimiz 2018 yılında bir önceki yıla göre %11’lik artışla toplam 16,9 milyar ABD Dolarına ulaşmıştır.

Elektronik dönüşümle hızlanmaya devam…

Daha önce ifade edildiği gibi 3 boyutlu çalışma modelimizin bir ayağı banka içi dönüşümü içermektedir. Bu çerçevede işlemleri hızlandırmak ve maliyetleri düşürmek amacıyla e-dönüşüm uygulamalarına da hız verilmiştir. Bu bağlamda sistem alt yapımızda gerçekleştirdiğimiz yeniliklerdne bir tanesi 20 Temmuz 2018’de TCMB tarafından yürütülen Reeskont Kredileri Yönetim Sistemi Projesi kapsamında Reeskont Kredileri için uygunluk süreci sistem ortamına taşınması olmuştur. Böylelikle TCMB kaynaklı Reeskont Kredileri kapsamında iki kurum arasında  fiziksel ortamda işlem gören kredi evrakı, her iki kurumun sistemlerinin entegrasyonunun sağlanması neticesinde elektronik ortama aktarılmaya ve hem kredi onayları hem de süreç takibi sistem üzerinden gerçekleştirilmeye başlanmıştır.

Elektronik Teminat Mektubu Platformu uygulamasına ise 4 Temmuz 2018’de Kredi Kayıt Bürosu (KKB) ve Vakıfbank ile imzaladığımız protokol ile başlanmıştır. Türk Eximbank, KKB tarafından alt yapısı kurulan “Elektronik Teminat Mektubu Platformunu” muhatap sıfatıyla ilk defa kullanan banka olurken Vakıfbank ilk defa e-teminat mektubu veren banka olmuştur. Kasım ayında Yapı ve Kredi Bankası da e-teminat projesine dahil olarak teminat mektuplarını Bankamıza elektronik ortamda iletmeye başlamıştır. 2019 yılında tüm bankaların dahil olması beklenen bu platform üzerinden yürütülecek e-teminat mektubu işlemleri ile işlem sürelerinin kısaltılması ve operasyonel risklerin azaltılması sağlanacaktır.

Ayrıca, iş süreçlerinin hızlandırılarak iyileştirilmesi amacıyla getirilen yeniliklerden bir tanesi de Banka’nın kurum içi ve dışı yazışmaları kapsamında Elektronik Belge Yönetim Sistemine (EBYS) geçilmesi olmuştur. Böylelikle fiziksel evrak kullanımı azaltılmış ve işlemlerde daha da hız kazanılmıştır.

Diğer yandan, 2019’da üzerinde çalıştığımız önemli projelerden birisi olan yeni sigorta projesi kapsamında; Bankamız mevcut sigorta ürünlerine ilişkin tüm süreçler ve yazılım sistemleri güncellenmektedir. Proje kapsamında süreçlerin analiz çalışmaları tamamlanmış olup, yazılım çalışmaları ise hala devam etmektedir.

Projenin tamamlanması ile birlikte; ihracatçılarımızın sigorta taleplerinin daha hızlı karşılanabilmesi, yeni ürün ve hizmetlerle birlikte ihracatçılarımızın ihracat işlemlerinden kaynaklı risklerini en aza indirmelerinin sağlanabilmesi, ihracatçılarımızın ihtiyaçlarına yönelik sigorta desteklerinin daha esnek bir şekilde sunulabilmesi ve Bankamızca üstlenilen sigorta risklerinin daha etkin bir şekilde yönetilebilmesi hedeflenmektedir.

İhracatçılarımızı kur ve faiz riskine karşı korumaktayız…

Türk Eximbank opsiyon işlemine kıyasla daha basit bir yapıya sahip olan ve bankacılık sektöründe daha yoğun bir şekilde kullanılan vadeli kur alım/satım (forward) işlemlerine devam etmiştir. Bankamız tarafından uygulanan vade sonunda nakdi uzlaşmalı vadeli kur alım/satım işlemlerinden ilk etapta Banka ile “Türev İşlemler Çerçeve Sözleşmesi” imzalamış olan mal ve hizmet ihracatçısı olan firmalar yararlanmaya başlamıştır.

Buna ek olarak, Temmuz 2018’den itibaren ihracatçıları faiz riskine karşı korumak için ABD Doları, Euro ve yoğun işlem gören diğer para birimlerinde değişken-sabit faiz swapı işlemi hizmeti de sunulmaya başlanmıştır. Türk Eximbank faiz swapı işlemlerini rekabetçi fiyatlarla yapmaktadır.

Sektörel imkanlar genişletildi…

Turizm, sağlık, lojistik, yazılım ve yurtdışı müşavirlik/mühendislik hizmetlerinden oluşan döviz kazandırıcı hizmet firmalarımıza sağlanan finansman imkanları da genişletilmiştir. Ocak 2018’de KOBİ tanımı bu firmalarımızı da içerecek şekilde genişletilmiştir. 16 Temmuz’da KOBİ tanımında yer alan yıllık net satış hasılatı kriteri 40 milyon TL’den 125 milyon TL’ye yükseltilmiştir. Böylece daha fazla ihracatçımız KOBİ kapsamına alınmış ve Bankamızın uygun maliyetli kredilerinden yararlanmaya başlamıştır. Ayrıca, döviz kazandırıcı hizmet firmalarımıza orta-uzun vadeli kredilerimizden yararlanma imkanı da tanınmıştır. Ek olarak TÜRSAB üyesi olan KOBİ niteliğindeki Seyahat Acentalarına (A Grubu Seyahat Acentaları) 300 Milyon TL tutarında kaynak ayrılmıştır.

Tarım sektörünün ihtiyaçlarına uygun kredi seçeneklerinin oluşturulması çalışmaları kapsamında Kasım ayı sonunda Mevsimsel Kredi Destek Programı uygulamaya alınmıştır. Bu kapsamda pamuk, incir, üzüm, zeytin, fındık, kayısı ve diğer tarım ürünleri ihracatçılarımıza TCMB reeskont kredisi ve Bankanın diğer kredi programları kapsamında 200 milyon dolarlık ilave kaynak ayrılmıştır. 2018 yılı sonu itibarıyla bu tutarın  %88’i, yani 150,4 milyon dolar kredi kullandırımı gerçekleşmiştir.

KOBİ’lere desteğe devam…

2018 yılı Eximbank açısından dönüşümün ve yeniliklerin devam ettiği bir yıl oldu. Öncelikle, KOBİ’lerimizin finansman sorunlarını çözmek amacıyla Bankanın özkaynağı ile kısıtlı olan TL kredileri KOBİ’lere yönlendirilmeye devam edilmiştir. Böylece Sevk Öncesi İhracat TL Kredisi ve İhracata Hazırlık TL Kredisi sadece KOBİ’lere kullandırılmaya başlanmıştır. Bu programlar ile 2018 yılı için daha önce öngördüğümüz 5 milyar TL kaynak kullandırım tutarı aşılmıştır. 2018 yılında KOBİ niteliğindeki müşterilerimize bir önceki yılın aynı dönemine göre 83’lük artışla 7,7 milyar TL kredi TL kredi kullandırılırken, yabancı para cinsinden krediler de 1,5 milyar ABD Doları olarak gerçekleşmiştir.

2019 yılında 11 yeni sigorta ve garanti ürününü devreye alıyoruz...

2019 yılı ihracatçılarımızın farklı finansman ihtiyaçlarına yeni çözümler üreteceğimiz bir yıldır. Bu yıl 11 yeni garanti, teminat mektubu ve sigorta programını ihracatçılarımızın ve yurt dışında faaliyet gösteren müteahhitlerimizin hizmetine sunacağız. Bu ürünlerin dördü için Yönetim Kurulumuzun onayını aldık. İkisini Şubat ayı içinde uygulamaya başladık, kalan ikisini de Nisan ayında devreye alacağız. Bu sayede Türk Eximbank ihracatçılarımızın teminat mektubuna ihtiyaç duymadan uygun maliyetlerle finansmana ulaşmasını sağlamaya devam edecektir.

İhracatçılarımıza 2019 yılında 48,4 milyar ABD Doları destek sağlayarak, ihracatımızın %27’sini finanse etmeyi hedefliyoruz…

2019 yılında ihracatçılara 29,4 milyar ABD Doları nakdi kredi, 19 milyar ABD Doları ihracat kredi sigortası ve garanti olmak üzere toplam 48,4 milyar ABD Doları tutarında finansman desteği sağlamayı hedefliyoruz. Böylelikle, Türkiye ihracatına sağladığımız destek oranını %26’dan %27’ye çıkarmış olacağız.

Hedeflerimize ulaşmak amacıyla, ihracatçı firmalarımız ile daha yakın çalışarak ihtiyaçlarına uygun düzenlemeleri uygulamaya geçirmeyi planlıyoruz. Genişleyen şube ve irtibat bürosu ağımız ile gerçekleştirdiğimiz e-dönüşüm sayesinde ihracatçılarımıza yerinde ve hızlı hizmet vererek desteklerimizden faydalanan ihracatçı sayımızı 11 binlerden 12.500’e artırmayı hedefliyoruz. KOBİ payını ise %75 olarak öngörüyoruz.

Halihazırda sunduğumuz teminat çeşitlendirmesi ve Hazine destekli kefalet programıyla sağladığımız destekleri 2019 yılında ihracat kredi sigortası ayağını da sağlamlaştırarak dengeyi sağlamayı umuyoruz. Bankamız tarafından sigortalanmış yurt içi ve yurt dışı alacakların teminat olarak daha etkin kullanılması yoluyla ihracatçılarımızın kredi desteklerimize daha rahat ulaşmasını sağlamak öncelikli hedeflerimiz arasındadır.

Bir diğer önceliğimiz ise ürün çeşitliliğimizi arttırarak ihracatçılarımızın ve alıcılarının finansmanında gerek yurt içi gerekse yurt dışı finans kuruluşlarının kaynaklarının ihracatımıza daha kolay yönelmesini sağlamak. Bunu 2018 yılında çalışmalarını sürdürdüğümüz ve bu yıl içinde uygulamaya almayı amaçladığımız yeni sigorta ve garanti ürünleri sağlamayı umuyoruz. Garanti ve sigorta olanaklarının artırılması ile gelişmiş ülkelerin ihracat finansman kuruluşlarının sağladığı pek çok imkanı daha ihracatçılarımıza sunmuş olacağız. Türk Eximbank hem teminat olanaklarını çeşitlendirerek hem de uygulamaya aldığı ve alacağı yeni sigorta, garanti ve teminat ürünleri sayesinde finansman maliyetlerini artırmadan, uygun maliyetli kaynak temini sunmaya devam edecektir.

Attığımız tüm bu adımlar sayesinde bu yolda birlikte yürüdüğümüz çalışma arkadaşlarım ve ihracatçılarımızla, yenilikçi, hızlı ve gelişime açık bir Türk Eximbank olarak çalışmalarımızı ülkemiz ekonomisine katkı sağlama misyonu çerçevesinde sürdüreceğimizi belirtmek istiyorum.

Adnan YILDIRIM

Genel Müdür