Yönetim Kurulu Başkanı'nın Mesajı

Yeni rekorlara imza attığımız 2024 yılında, mal ve hizmet ihracatımız 377 milyar ABD dolarına ulaşmıştır. 2025 yılı için ise hizmet dâhil toplam ihracat hedefimiz 390 milyar ABD dolarıdır.

2024 yılında, küresel ekonomi birçok zorluğa direnç göstererek ılımlı büyüme kaydetmiş ve küresel enflasyonda düşüş gerçekleşmiştir. ABD Merkez Bankası (FED) ve Avrupa Merkez Bankası (ECB)’nın yılın ikinci yarısındaki eş zamanlı faiz indirimleri sıkı para politikalarının sonuna gelindiğini ortaya koymuştur.

Küresel iktisadi faaliyetteki toparlanmaya rağmen gelişmiş ülkelerin büyüme görünümündeki farklılaşma belirginleşmiştir. ABD iç talepteki canlılığın etkisiyle büyüme hızını koruyarak diğer gelişmiş ekonomilerden olumlu yönde ayrışırken, AB ülkelerinde verimlilik azalışı kaynaklı düşük büyüme sorunu aşılamamıştır. Gelişmekte olan ülkeler arasında en büyük ekonomi olan Çin’de ise zayıf iç talep, deflasyon endişeleri ve küresel ticaret politikalarındaki artan korumacılığın etkisiyle beklenen büyüme ivmesi yakalanamamıştır.

Küresel büyüme beklentileri, yatırımlardaki zayıf seyir, düşük verimlilik artışı ve yüksek borç seviyeleri nedeniyle tarihsel ortalamalarının altında kalmaya devam etmektedir. IMF, Dünya Ekonomik Görünüm Raporu Ocak 2025 güncellemesinde; 2024 yılında %3,2 tahmin edilen küresel büyüme hızının, 2025 ve 2026 yıllarında %3,3 olması beklenmektedir. Küresel ticaretin ise Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) verilerine göre, 2024 ve 2025 yılları için sırasıyla %2,7 ve %3 artması beklenmektedir.

Dünyanın birçok ülkesinde seçimlerin sonuçlanmasının ardından, siyasi belirsizlikler azalmış olsa da yeni hükümetlerin ekonomi ve ticaret politikalarına ilişkin artan belirsizlikler ve devam eden jeopolitik gerginlikler küresel enflasyon üzerinde risk oluşturmakta ve gelişmiş ülke merkez bankalarının para politikaları konusunda daha temkinli davranabileceğine işaret etmektedir.

Türkiye’de 2023 yılının ikinci yarısından itibaren dengeli, kapsayıcı ve sürdürülebilir yüksek büyüme ile kalıcı refah artışını hedefleyen ekonomi programı uygulanmaya başlanmıştır. Orta Vadeli Program (OVP) fiyat istikrarını, mali disiplini, büyümede yeniden dengelenmeyi, sürdürülebilir cari açığı, verimliliği ve rekabet gücünü artıracak yapısal reformları hayata geçirmeyi amaçlamaktadır.

Uygulanan program sayesinde 2023 yılının ikinci yarısında büyümede başlayan yeniden dengelenme 2024 yılında da devam etmiş, Türkiye ekonomisi 2024 yılının ilk üç çeyreğinde %3,2 büyümüştür. OVP (2025-27)’de, 2025 ve 2026 yıllarında büyümenin kademeli iyileşerek sırasıyla %4 ve %4,5 seviyesine ulaşması hedeflenmektedir. 

Programın temel odağı olan kalıcı fiyat istikrarının tesisine yönelik atılan adımların etkisiyle 2024 yılında yıllık enflasyon 2023 yılsonuna göre 20,4 puan gerilemiştir. Dezenflasyon süreci devam etmektedir.

Fiyat istikrarını kalıcı olarak tesis ederek program hedeflerine ulaşmak için para, maliye ve gelirler politikaları eşgüdüm içerisinde uygulanmaktadır. Elde edilen kazanımların daha ileriye taşınması için üretken alanlara yönelik yatırımlara dayalı ve verimlilik artışlarıyla desteklenen bir büyüme stratejisi ile yapısal reformlar hayata geçirilmektedir.

Jeopolitik gelişmeler ve ticaret ortaklarımızın ılımlı talebine rağmen, ihracatın dirençli yapısı, ithalatın azalması ve artan turizm gelirlerinin etkisiyle cari işlemler açığı 2024 yılında 10 milyar ABD doları olmuştur. 2023 yılında %3,5 olarak gerçekleşen cari işlemler açığının GSYH’ye oranı, 2024 yılında %1’in altında gerçekleşmiştir.

Programla makro finansal istikrarda güçlenme sağlanırken, TCMB rezervlerinde kayda değer artış yaşanmış, bu olumlu tablo kredi notunda yükselme ve ülke risk priminde keskin bir gerileme ile desteklenmiştir.

Maliye politikalarında sağlanan disiplin Türkiye ekonomisindeki kazanımların en temel yapı taşlarından biridir. 2024 yılında Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi uygulamaya alınmış, vergide adalet ve etkinliğin artırılması ve kayıt dışılık ile mücadeleye yönelik uygulamalar hayata geçirilmiştir. Bu tedbirlerin etkisiyle 2024 yılında merkezi yönetim bütçe açığının milli gelire oranının, OVP tahmini ile uyumlu olarak %4,9 gerçekleşmesi öngörülmektedir.

Yeni rekorlara imza attığımız 2024 yılında, mal ve hizmet ihracatımız 377 milyar ABD dolarına ulaşmıştır. 2025 yılı için ise hizmet dâhil toplam ihracat hedefimiz 390 milyar ABD dolarıdır.

2025 yılında küresel düzeyde artan korumacı ticaret politikaları ve AB ülkelerinde imalat sanayiindeki daralmanın sürmesi ihracatımız üzerindeki belirsizlik unsurları olarak öne çıkmaktadır.

Ülkemizin resmî ihracat destek kuruluşu konumundaki Türk Eximbank olarak, 2024 yılında hizmetlerimizin kapsayıcılığını artırma, daha geniş ihracatçı kitlesine çeşitlendirilmiş hizmetler sunma yolunda önemli atılımlar yaptık. Sunduğumuz alternatif kredi teminatlarıyla ihracatçılarımıza daha uygun maliyetli finansman imkânı sağlamak adına etkili aksiyonlar aldık. Sigorta hizmet kalitemizi en iyi uygulamaları takip ederek artırırken satış kanallarımızı da genişletmeye başladık. Faizsiz bankacılık alanında finansman ve sigorta ürünlerimizi de devreye alma konusunda ilerleme kaydettik.

24,1 milyar ABD doları kredi ve 24,6 milyar ABD doları alacak sigortası olmak üzere toplam 49 milyar ABD doları seviyesine taşıdığımız yıllık destek hacmimizle Bankanın tarihindeki en yüksek hacme ulaştık.

Önümüzdeki dönem, yenilikçi bakış açımız ve ihracatçı memnuniyetine odaklı yaklaşımımızla tüm hizmetlerimizi daha ileriye taşırken, yüksek teknolojili ve katma değerli ihracat ile yeşil dönüşüme yönelik desteklerin ve ayrıca uzun vadeli yatırım kredilerinin payının artırılmasını hedefliyoruz.

İhracat ekosistemini daha güçlü ve rekabetçi konuma getirmek üzere hep birlikte çalışmaya devam edeceğiz.

Saygılarımla,

 

Osman ÇELİK

Yönetim Kurulu Başkanı